
Yürümek, yürümek, yürümek
Bilmediğin ıssız yollarda
Uzun uzun iç geçirmek
Savaşmak kendinle
İnsanlığın kullandığı en ilkel araçlarla
Düşünmek tüm bu olan biteni
Ne kadar düşünsen de anlam verememek
Unutmaya çalışmak ama unutamamak
Dört bir yana savurduğun anıları
Yine belleğinin dipsiz dehlizlerinde bulmak
Hep o kurtuluş anını ummak
Ümidim gün doğmadan bu cenazelerden kurtulmak
Yürekten, safiyane bir dua ile uykuya dalmak
Dalıp da çıkamamak
Gidip de bulamamak
Kaçıp da saklanamamak
Uzun lafın kısası
Ne olmak, ne de olamamak
Araf’ta sallanan sandalyede
Düş uykusuna yatmak
Yorumlar (0)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
