BEN BÖYLE DEĞİLDİM
ÖYKÜ

BEN BÖYLE DEĞİLDİM

Said Ortagedik30 Eylül 20261 dk okuma63

— Hasan Abi, bizim iş ne oldu?

— İsmail'im, senin iş bende. Rahat ol.

Nasıl rahat olabilirdim ki? Bankalar bir yandan, alacaklılar bir yandan. Telefon çaldığında ekranda numara görmek bile mideme ağrı saplıyordu.

— Abi, biraz hızlandıramaz mıyız?

— Acele etme koçum. Bu işlerin de bir raconu var.

Üç ay oldu, diye geçirdim içimden. İsteseydin şimdiye kadar çoktan hallolmuştu.

"Beni oyalıyorsun," diyemedim.

— Tamam abiciğim. Senden haber bekliyorum.

— Haber vereceğim merak etme.

Telefon kapandı.

"Koçuna ayrı, kuzuna ayrı..." diye söylendim kendi kendime. Böyle adamların ağzından çıkan her sevgi sözcüğü hakaret gibi geliyor insana.

Benim ne işim olurdu bunlarla? Oluyormuş demek ki.


Beş yıl önce Mesut'la Ostim'de küçük bir dükkân kiraladık. Makine parçası üretiyorduk. İlk iki yıl fena gitmedi. Sonra Mesut'un aklına ihracat işi düştü. Ben temkinli adamımdır. Borçtan da maceradan da hoşlanmam. Saatlerce konuştuk.

"Bir kere yaşıyoruz İsmail," dedi.

En sonunda beni ikna etti.

Bugün dönüp bakınca, aslında beni ikna etmesine gerek olmadığını da görüyorum. İçimde ben de büyümek istiyordum. Sadece başarısız olursam suçlayacak birini arıyormuşum.

Bankaya gittik.

— Krediyi hangi amaçla kullanacaksınız?

Müdürün sesinde insanı küçülten tuhaf bir kibarlık vardı. Ben cevap verecekken Mesut atıldı.

— İşleri büyüteceğiz. Siparişlere yetişemiyoruz.

Sonra geri ödeme planına geldik. Mesut her zamanki gibi fazlasıyla iyimserdi. Ben itiraz edebilirdim. Etmedim. İmzayı ikimiz de attık.


Krediyle yeni makineler aldık. Daha büyük bir dükkâna geçtik. Tam işler rayına girdi derken pandemi patladı. Bir sabah en büyük müşterimizin satın alma müdürü aradı.

— İsmail Bey, kusura bakmayın ama siparişleri iptal etmek zorundayız.

— Harun Bey, bütün parçaları ürettik. Paketledik bile...

Adamın da elinden bir şey gelmiyordu. Telefon kapandı. Ben de sanki içimde kalan son umutla birlikte kapandım. Bir saat boyunca masamdan kalkamadım. Mesut hâlâ çözüm üretmeye çalışıyordu. Ben ise ilk defa gerçekten battığımızı anlamıştım.

Birkaç ay kredi taksitlerini çevirdik. Sonra dükkân gitti. Makineler gitti. İş gitti. Mesut da gitti. Yurt dışına kapağı attı. O günden sonra ne aradı ne sordu.


Ben ise iş aramaya başladım. Gitmediğim firma kalmadı. Mülakat üstüne mülakat. Sonuç hep aynı.

"Size döneceğiz."

Dönen olmadı.

En son Hasan Abi'nin kapısını çaldım. Babamın asker arkadaşı. Partide sözü geçen adamlardan. İsterse bir telefonla beni bir yere yerleştirebilir. Ama isteyip istemediğini hâlâ anlayabilmiş değilim.

Babamın hatırına uğraşıyor mu?

Yoksa beni usul usul savuşturuyor mu?

Bilmiyorum.

— Hasan Abi, kiramı ödeyemiyorum.

Bu defa yüzü ilk kez ciddileşti. Masasının çekmecesini açtı. İçinden bir zarf çıkarıp bana uzattı.

— Bunu al.

— Abi olmaz...

— Borç say. İş bulunca verirsin.

Zarfı almadım. Gurur dedikleri şey bazen açlıktan daha ağır geliyor insana. Çıkarken arkamdan sadece şunu söyledi.

— Sen merak etme. Ben vazgeçmedim.

İlk defa söylediklerine inanmak istedim.


Ne zamandır sahile inmemiştim. Canım denizi görmek istedi. Evden çıkınca Esma Teyze'nin balkonundaki lavantaların kokusu vurdu yüzüme. Derin bir nefes çektim. Lavantayı da Esma Teyze'yi de severim. İskeledeki büfeden demli bir çay alıp denize karşı oturdum. Sigarayı bırakalı yıllar olmuştu. Son zamanlarda en çok onu özlüyordum. Martılar birbirleriyle kavga ediyor, çocuklar simit atıyordu. Deniz, benim dertlerimden habersizdi. Belki de bildiği için umursamıyordu. Çayımdan bir yudum aldım. Şairin dediği gibi...

 

Hava bedava.

Su bedava.

İşsize de bedava.

İş sahibine de.

Bir ara Hasan Abi'ye telefonda ettiklerim geldi aklıma.

Sonra Mesut'a yüklediğim bütün suçlar...

Ardından aynadaki yüzüm.

Eskiden insanları bu kadar kolay küçümsemezdim.

Eskiden her başarısızlığım için bir suçlu aramazdım.

İşsiz kalınca önce paran gidiyor.

Sonra uykun.

Sonra sesinin tonu.

En son da kendin.

Çayın dibinde kalan son yudumu içtim.

Denize baktım.

İçimden sessizce geçirdim.

Ben böyle değildim.

 

Rastgele

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için giriş yapmalısın.