
konjonktür gereği sevgilim ben bir çeyiz düzemedim
sesim taştı sokağa ama kimseye dinletemedim
konjonktür gereği konuştukça puslandı göğsüm
tek bir el sıvazlayacak sırtımı derken tekbir
ne farkın kaldı şimdi ölümden sıtma
konjonktür gereği uslu başlı göçemedim
beni yazarsın böyle zavallı tasavvuru vardır herkesin
fazla anlam aramadan bak kavrarsın
bırak tırnağımı elim kolum ne ki
benim hisarımda bir dişi ganimet
bir de kilitli hazine vardır
durulur durur konjonktür gereği
"bre tenha" diyerek yetişemedim kendime
fethedilmesin diye uçurdum havaya kalemi
konjonktür gereği geç kaldım ömrüme
ne rock püsür ne çer'n çöp bir inşa
evren bendim ama evrenden
özerkleştim sekülerleştim konjonktür gereği
beni bırak ev üşümesin diye diye
eşiklerde büzüldüm ben bir cin gibi
konjonktür gereği bohem bir zuhur gibi
artık mühim değil kusuyorum sadece
takdir beklemediğim taşacak sesleri
ne önemi var canım
ne önemi var işte
beni böyle mi görüyorlar beni
böyle mi duyuyorlar beni
-olduğumuz gibi gözüküyormuşuz hay allah-
derken kabullendim konjonktür gereği
tozlu barların köşe masalarında beynini bana vermeni
kobat bir masumiyeti giyip üstüne
sokaklarda peşimde gezmiş şeytan
bir tanığım olsun diye konjonktür gereği
anlayamadım anlayamazdım anlayayazdım
istemeden de bırakabileceğimi fark ettiğimde
tutmaktan korkunca
işte anca o zaman boşaldı içimden
nevrastenik bir ayetel kürsi
bir alçak tecrübeydi konjonktür gereği
ama biz kime benziyoruz böyle
biz deneyimlerimize
peşimizde gezen iblise eşikte büzülen cine
düzemediğimiz çeyize göremediğimiz öne
dört duvar arasında özgürlüğe
konjonktür gereği sevgilim bizden evvel herkese
evvelinden ötesin. evvelinden ötedesin.
kendime sığamadım taşamadım da evimize
seni tanımadan önce de bilirdim
bir bardağın kulpunu nasıl kavrar ellerin
seni tanımadan önce de bilirdim
kapalı bi’dolap bile düzemeyeceğimi sapkın ailemize
konjonktür gereği sevgilim tüm bu beceriksizliğim
kustuğum sesleri derlemezsem
dilim bulanmaya devam eder hep
bir fikir gibi zihnimdedir adım
durmadan kazacak bir kuyu arar
ölcüye ölcüye kafa açarım
dünyanın yirmi dokuzuncu gününde
konjonktür gereği ben hep
düşer yükselir ama yine düşerim
özetle dönecek olursak meseleye
insan arzulu bir hayvandır ve
hapsolur konjonktür gereği
işte bu yüzden sevgilim
ben bir çeyiz düzemedim
Yorumlar (1)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
Aysegul Hicdonmez16 Ekim 2026 · 15:09Çok güzel ya, özgün ve rahat. Severiz👏🏻
