Çengel Fanzin - 7"Distopya" temalı fanzinimiz için eser alımı başladı. Lütfen eserlerinizi 31 Ekim'e kadar cengelsanatedebiyat@gmail.com adresine iletiniz.
KİRA HAKLI OLABİLİR Mİ?
SINEMA

KİRA HAKLI OLABİLİR Mİ?

@zagalar11 Ekim 20261 dk okuma6

adalet ve adalet anlayışı, insanlık tarihinin en kadim ve çözülmesi en zor bilmecelerinden biridir. çünkü biz insanoğlu önce büyür annemizin elini bırakırız, sonra öğretmenimizin sesini... sonra da devletin gölgesine girer ardından onu da bir kenara iteriz. aslında her seferinde biraz daha yalnız kalır, sonunda kendi vicdanımızla baş başa kalırız. işte death note animesi de bu bilmeceye farklı bir bakış açısından bakmıştır.

animeyi bilmeyenler adına kısa bir özet geçelim: death note animesinde yagami light'ın eline, adı yazılan insanın ölümüne sebep olan bir defter geçer. light bu gücü başlangıçta adalet için kullanır. böylece suçluları ortadan kaldıracak, insanların korkuyla da olsa suç işlemekten vazgeçtiği yeni bir dünya kuracaktır. kendisini bir katil olarak değil, adaletin uygulayıcısı bir tanrı olarak görür.

yagami light'ın bu düşüncesi basit ve acımasızca görünebilir. fakat düşüncenin anlaşılabilir bir tarafı vardır. bildiğimiz üzere hukuk her zaman suçluları düzgün yargılayamaz hatta bazı insanlar işledikleri suçların cezasını hiç çekmeden yaşamaya devam eder. light ise buna kesin bir çözüm bulduğuna inanır. suç işleyenler ölecek ve suç azalacaktır. nitekim sonradan bürüneceği kira kimliği de böylece ortaya çıkar. sonuç olarak suç oranları düşmeye başlar ve toplumun bir bölümü onu bir canavar değil, adaletin temsilcisi olarak görür.

asıl sorun buradan sonra başlıyor diyebiliriz. çünkü light yalnızca suçluları cezalandırmaya değil, kimin cezalandırılmayı hak ettiğine tek başına karar vermeye başlar. bu yüzden kira, devlet nezdinde bir bir suçlu konumundadır.

günümüz hukuk kurallarının kira'yı durdurmasının nedeni de tam budur. mesele yalnızca öldürülen insanların suçlu olup olmadığı değildir. asıl mesele, bir insanın başka bir insanın yaşamına son verme yetkisinin kendinde görmesidir. onun için günümüz hukuk sistemleri, cezalandırma gücünü tek bir kişinin iradesi altında tutmaz. çünkü cevap basittir, insan yanılabilir.

belkide bu yüzden hukuk, insanın en muhteşem icatlarından biri konumundadır. bir göz kendi kendini göremez değil mi? ancak bir başka göz veya kurallar bütünü ya da bir başka ses, o kör noktayı bize rahatça gösterebilir. dizide ki l 'de aslında ana kahramanımızın düşmanı değildir, aslında onun kendisini görmesini sağlayan aynasıdır.

fakat light yarattığı kendi personasında l'yi bir ayak bağı ve engel olarak gördüğünden direk bir düşman olarak bellemiştir. böylelikle kendisine engel olan insanlar da ortadan kaldırılması gereken kişilere dönüşür. ve adalet ile kişisel çıkar arasındaki sınır silinmeye başlar. l'nin ölümü ya da ikisi arasındaki çatışma aslında light'ın kendi benliğinde verdiği bir çatışmadır. içindeki adalet duygusu da böylelikle ölmüştür.

dizide bir tanrıya dönüşmeye çalışan ligth'a en can alıcı soruyu sormak gerekir:
insan tanrı olabilir mi?
o kesinlikle "olabilir ve tanrıyım aslında," diyecektir. fakat düşünce süzgecimizden bu soruyu geçirdiğimizde başka sorular üretmeye başlar zihnimiz. bir zihin kendi kendini sınırlayabilir mi? bir insan mutlak objektiflikle her şeye bakabilir mi?
tabii ki cevap, tarihin bize defalarca gösterdiği gibi, hayırdır.

bu tarz düşünceler ne kadar iyi niyetle başlarsa başlasın, denetimsiz kalan her güç, er ya da geç kendi haklılığına veya kendisine aşık olur. nitekim bu bir ahlaki zafiyet olmasa da, aslında benliğimizde yaşadığımız yapısal bir kırılmadır.

sonuç olarak; tek bir mum, kendi ışığından gölgesini göremez. tanrı olmaya hazır değiliz demek yanlış bir teselli olabilir. daha doğrusu tanrı olmaya asla ihtiyacımız olmamasıdır. çünkü insan olmanın asıl gücü, kusurlu olduğunu bilerek yine de vicdanla yaşayabilmekte saklıdır.

Rastgele

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için giriş yapmalısın.