Kırmızı alanda bir çift minik göz
ÖYKÜ

Kırmızı alanda bir çift minik göz

Remziye Akça3 Eylül 20261 dk okuma9

Kırmızı alan nöbetindeyim. Düz tabanlığımdan emin olan arkadaşlar sağ ayakla girmişler bile mesaiye. Bu kız burdaysa yoğun bir nöbet bizi bekliyor…

Gariptir ki bir sakinlik var acilde. Kimse bu büyü bozulmasın diye ağzını açmıyor, ama fırtına öncesi sessizlik gibi de bir yandan… saatler ilerleyip gece nöbet devirleri planlanırken birden fazla ambulansın sesi duyuldu. Kırmızı alan hareketlenmiş, akabinde diğer alanlar da günlük normal yoğunluk düzeyine ulaşmıştı.

Kapıdaki güvenlik o an orda yoktu, belki de o kapıda hiç güvenlik olmuyordu emin değilim. Hastanın durumu kritik, görüntülemeye giderken bile tedirgin ve ekipmanlarla gidiyoruz. Ve kapının hemen önünde minik ve telaşlı bir çift gözle karşı karşıyayız. Hasta yakınlarının olumsuz etkilenmemesi adına bulunmaması gereken alanın sınırları içerisinde bir çift göz…

Hastanın durumu dakikalar ilerledikçe kötüye gidiyor, tüm ekip acil müdahaleleri yapmakla meşgul. Kapı aralanıyor ve yine o bir çift göz içeriye bakıyor…

Bilinci kapalı, satürasyon yükselmiyor, kan kusmakta… hem hasta, hem ben, hem çevremiz kan içerisindeyiz ve o bir çift göz yanıma gelmiş… ve bahane şu ki “babasını son bir kez görsün diye içeri aldık, doktor hanım”…

Güvenliğe sadece “içeride hasta yakını bırakmayın, siz de dahil çıkın” dedim. Gergin ve öfkeli doktor olmuşum…

Bir çocuğun babasının son anlarını gülerken değil de kan kusarken hatırlamasını mantıklı gören o güvenlik(?) ve büyük akrabalara aslında hiç sözüm kalmadı :( ve o bir çift masum gözün içindeki çaresizlik ve acılı görüntüyü hiç unutmadım. Maalesef babasını hatırladığı son an, son kez sarıldıkları güldükleri bir fotoğraf karesi değil; zorla onu kırmızı alana sokan üç-beş * kişi yüzünden kanlar içinde, nefes almakta zorlanan yaşam mücadelesi veren baba ve dışarı çıkmasını söyleyen sinirli bir doktor fotoğrafı…

Yorumsuz…

Rastgele

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için giriş yapmalısın.