
I.
allah’ım peşin soruyorum:
bu tüccarlardan nasıl kurtulacağız?
var mı ruhları dirilten dua, ticareti bozan beddua
taciri tutuklatacak yasa ,kapitali bağlayacak muska
yani demek istediğim velhasıl ve bilhassa
açılın!
kendimizi düzene düzdürmekten geliyoruz.
insanlar var o kadar anlatacak, şaşılacak, hatırlanacak
unutturacak çok insan yok aşk belalı kötek
kendimizi kimyamızla kıyasıya
sınadığımız dikiş tutmaz yelek
siyaset sokak kavga ve reklamlar var allah’ım
bilmem hangi orospu çocukluğundan başlayayım?
misli ilah var doğada; ama hiçrahman değil rahim
her kayıpta soluğu jiletleyen kaslı yara
baba!
daha erken değil mi? dur.
kaybolma…
II.
allah’ım buldum mu direkt dalıyorum güzel manitaya
alıyorum gardımı ve görüyorum atağını
bir bakıyorum sabah ben topluyorum yatağını
muhakkak kedisi oluyor ya da ev arkadaşı
allah’ım buldum mu direkt dalıyorum güzel manitaya
allah’ım dışarda onca kadın
civarda onca ses, sokakta onca adım
çağırıyor beni içine içine taytın
ama ben onu özlüyorum allah’ım
martıların hesap sormaya geldiği bir gece
yanımdan geçişinde, tepetaklak sevişince
erkin baba çok zorlama, belamızı siktiler sevince
allah’ım buldum mu direkt dalıyorum güzel manitaya
çünkü lakin olunca, kenevir kellesini verince
azar azar azdırıp beni usulca kanepeye yerleşince
hiç çıkmayacak dövmeler yapıyorum sikimle amına
allah’ım buldum mu direkt dalıyorum güzel manitaya
vakur bir vapur kalkar suyu balçık iskelemden
manitalar gece güzelleşir diyen metin kaçan’a
III.
allah’ım kafadan aklayalım: kaos ve anarşi.
vallahi ne bacıların ne babayiğitlerin hakkı yendi
boğuldu halk vergilerle, zamlarla bilendi
hem sevdamız bitti sezen abla hem kavgamız sikildi
ne afişler, ne pankartlar, ne sloganlar, ne bildiriler
başka bir tezgah lazımdı bize allah’ım
kameralara ve teknolojiye yenilen ideolojimize sokayım
yakın değil yakın değil yakın değil
rüyam
çok kötü çok kötü çok kötü
yaşam
IV.
yüzüne tırmanıp gökyüzüne ulaştığımda
ısısını kıstı güneş, labirente döndü oyun.
kendimi sende kaybettiğimden beri
talepkâr olmam normal ve maaşlar taşak geçilesi
hep nefesi daralan umut
felsefeyle köşe kapmaca oynuyor
hiç sesi çıkmıyor devrimin
felsefe ticaretin altına yatıyor
sikindirik dergiler çıkıyor,
gösteriş ve şov için yayınlar
piyasada vasatlar devşiriliyor
şairler giderek çoğalıyor fakat şiir giderek azalmakta
övgü ve görev yazılarıyla görünüyor içinde soluduğum camia
salinger’den rol çalanlar
instagram’da flörtçülük oynuyor
bara giriyorsun kasıklarım kamaşıyor.
90 lardan bir müzik çalıyor
kierkegaard amerikan bar’a oturuyor.
bütün barı baştan çıkarıyor
nietzsche z raporunu almaya geliyor.
herkes kafasına sıkıyor.
yazımda solucanlar yaşıyor. kozam mutantlaşıyor.
7 mucize
12 şans
21 tefekkür
oyun yeniden başlıyor.
V.
bir dur saatime denk geldin
kendimin efendisiyken
kendimin kölesiydim
hangidir bulunmaz koku, hanidir ısrarcı sızı
kabına sığmayan argo
yediği kapta kral tariz
bulduğunda deforme ettiğin körpe ruh
bulduğumda sağdığım olgun tin
hoş geldin şiir tekrar
hoş geldin kanatlarıma
az evvel yürümeye harmanken
tam da ne eksik diyordum
şimdi dünyayı kaldırabilirim.
baktığım camda arabesk buğu
karşılıyorum alkollü trolümü
alıyorum içeri onu mestane oluyor
bedenim ağrı kesicilerden yorgun
ve ittihat ve terakki hâlâ umut
VI.
kendimi saldığımda salınası dünya
boş
ve
cisimler
sarhoş
neyleyim?
bu çarkın
döngüsü
kapital
enerjim
topluma
fazla
kafam
sistemde
yadırgan
bir kelime türetmenin mutluluğu
bir sakso kadar manidar.
kapanmıyor gözyaşıyla kalbur
etim kemiğime kambur
mevzu yazmak ve ne yazdığını gömüp
pistte dans eden lezbiyene yürüyüp
bilirkişi atakları geçiriyorum
hiçbir şey bilmeden
bileklerimde kanlı tasma
ahlarım çok birikti
kendime iltifat ettiğim aranjeler kendimden büyük.
VII.
engels’in konut sorunu kritik
serdar ortaçın ben adam olmam’ı güzel
işte hayat böyle bağlamdışı tezatlarla renk
enerjimizi emdi ve artık kahraman çıkarmıyor içine karıldığım çağ
ister paçoz ister aydınaltı düşün
felsefe, hukuk ve adalet yok
esraerolzuhaltopalmügeanlı var
kırılıyor kaslarımda tarih
ve kendimi boyluyorum
biliyorum kavgayla gelişir havsala
aşkla unutulur imge
başlıyor sayrı sanrı
eksiği sonra tamamlamalı
savrulma orucuna giriyorum, allah’tan kemiğim esnek
dilimde sarmaşık bu şiir dilinde engerek
istesem de kamufle edemem varoluşçu gözlerimi
bana acilinden mana ve hızlısından mantık gerek
hep deler kınını komünist mızrağım
ne geleceğe bir önerim var
ne okuduğum teoriye inanmaktayım
(sanırım bir süredir nihilistlere saksodayım)
kapılıp gittiğim gezegenin ruhu delik deşik
uzaya falan çıkıldığı yok, amstrong kurgu.
menüsünde istediği olmadı mı alevlenen mızmızcılık
pastoral beraberlikler ve dijital denen zırvalık
bir türlü çağa oturmuyor istediğim ayar
padişah da olsan yıkılır bir gün o saray.
Yorumlar (0)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
