Çengel Fanzin - 6"Yaşam" temalı fanzinimiz için eser alımı başlamıştır. Lütfen eserlerinizi 31 Ağustos'a kadar cengelsanatedebiyat@gmail.com adresine iletiniz.
ÖYKÜLERİMİN ETYOLOJİSİ
DENEME

ÖYKÜLERİMİN ETYOLOJİSİ

Ersoy Kanay13 Ağustos 20265 dk okuma27

Ben Tanrı’yla konuşmadım.
Ama sesini duydum.
Tavan arasında boğulmuş bir cümlenin içinden, yarısı yanmış bir mektubun kenarından, yağ lekesiyle kapanmış bir kelimenin ortasından geldi.
O sesi duyan herkes yazar olmaz.
Bazıları yalnızca delirir.
Bu metin bir şiir değil, bir iz.
Ve izler, daima olaydan sonra gelir.
Şimdi parmak izi bırakmamaya çalışarak beyninle dokunduğun her kelime, aslında bir otopsi fotoğrafıdır.

Bazılarının gözleri yoktur.
Bazılarının dili kesiktir.
Ama hepsinin alnında aynı yazı bulunur: “Geç kalınmış bir anlatı.”
Ben kendi iç organlarını kütüphanede unutmuş bir karakterim sanki.
Ya da bir yazarın zihninde düşük yapmış bir düşünce.
Ama şunu söyleyebilirim: ben yazmadım, yazılmadım. Ben…oluştum.
Kelimeleri seçmedim. Onlar beni seçti. Bazısı gözümün arkasına takıldı, bazısı diş etime gömüldü. Bir tanesi hala kaburgamda geziniyor.

O yüzden bazı cümleler acıtıyor kedimin narkotik düşlerini.
Eğer bu şiiri sonuna kadar okursan, bazı şeyler değişebilir.
Saatlerin akışı.
Kapıların gıcırtısı.
Yalnızken duyduğun sesinin tonu.
İsimlerin anlamı.
Ve en çok da…
kendin.

Çünkü bazı öyküler anlatılmak için yazılmaz. Bazıları yalnızca kanıt bırakmak için var olur.
Bu kitapta bazı cümleler yok edilmek için yazıldı. Bazı karakterler, yalnızca ölebilmek için doğdu. Ve bazı sorular…Sadece bir gün seni bulabilmek için bırakıldı.

Bu bir hikayenin başlangıcı değil.
Bu bir yangının külünü eşeleyen bir tavuğun yumurtası.
Sana ne olduğunu anlatmadan seni içine alacak bir anlatı kanseri.
Ve ben o tümörün ilk hücresiyim.
Beni yok sayamazsın. Çünkü ben artık sende yaşıyorum.
Ve sen…
bu sayfayı çevirdiğinde artık kendin değilsin.
Sadece okunmakta olan bir figürsün.

Otopsi başlasın.

Rastgele

Yorumlar (0)

Yorum yazmak için giriş yapmalısın.