
kim kimi yerse hazımsızlık
kim kime yemse pişman
ihaleye fesat karıştırmadan
aç kartlarını şimdi
elim güçlüdür yazarken
elimde sanki royal flush.
sesinle imlediğim o miladın
gelmişine lanet geçmişine
geleceğine kuşku varacağına
davan davamdır diyorum
bölüm canavarını geçemeyen
gözleri tüten o kız çocuğuna
ayak izlerini aradığım
o sismik dalgalarda.
biri gider hep
biri gittiği günden sonra
diğerinin gülümsemesine kasıt
kal/dım.
gittiğin yerin kerterizini gözüme
gittiğin günün çıtırtısını sesime
mıh/la/dım.
çatırtılar koptu desem değil
deprem falan olmadı
fırtına hayatı felç etti değil
ama bir şey oldu inan
içimde desem yeri belirsiz
dışımda her şey yolunda
sinir uçlarımda karıncalar
sınır bölgelerimde savaş
tüm teşhisler hatalı
tüm teşbihler kolpa.
gündelik hayatın satır aralarında
çatıştım, çatallaştım, çat!
sesini duydum kırılan kemiğin
kan boşaldı yüzüme
garip bir haz
tuhaf bir gurur
ölümü şakaklarımda
hissetmedim oysa hiç
savaş böyle bir şey
değil.
aşk diyor zizek
tükürükler saçarak
tek gerçek alt üst oluştur
savaş dışında
gündelik hayata.
katılıyorum madrabaza
altı üstü aşktan
altım amorf
üstüm ezik
hiç savaş
deneyimlememiş
olsam
da.
Yorumlar (0)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
