
MAHCUP
-Bir gecede yazılabilirdi elbet.- Sonu gelmez bir türkünün köpek ulumalarıyla bölünüşünden başlayacağım. Yanlış sesli dualardan, yanıp sönen yeşil ışığın gölgesinde bekleyen devlet! Konusu yok bu öykünün.
Ey ahali!
Dolamamanın çaresizliğiyle market broşürleri biriktiriyorum. Vurgun yiyebilmenin zenginliğini düşünüyorum deniz görmemişliğimde. Şiveler denedim. Kalemler… Boş kahkahaların en yakışmaz anı: kar… Büyük bir harekettir yaşam. Oysa minimal hareketle yazarsın. Kocaman porselenlere sıçabilen sinek olmayı denemiş miydiniz?
Ait olma çelişkilerinin basitliğini düşünmemeli. Ucuz ölüyoruz, doğrudur! Diyalog kaçığı derdim içimdekine. Vurdumduymaz değildim elbet. Fakat insan, ağıtlardan ötesini de yaşayabilmeli. Kendimi ağıtlamanın başka lisanlarını denemek isteğimi size kimse söylemedi. Dağınızı aşacağım. Tırnak içine alınacak çok kelime var bende.
Kendime felaket senaryoları yazıyorum. Bunu niye yaptığımı bilmiyorum. Katmanlı acıların göbek taşına yatmanın zavallılığı da var bende. Çorbayla tuzu birleştirmenin küçüklüğünde adalet dağıtamayan ne çok terazidir dünya. Kendi kanıyla beslenen bedenlerimizde üçüncü kişidir devlet. Çuvaldız- iğne felsefelerini geride bırakamamanın kaplumbağasıyız. Bir keçi bulunacak elbet tüm günahlarınıza. Oysa ne keçiyiz çoğumuz ne de günah. Çoğumuz bir tutam otuz, yardan uçanları izliyoruz.
Semboller, surete benzeyen bulutlar… Dünyanın evcilik oyununda ipinizle inemedim kuyuma. Oysa her köyün delisi kendi ağıtına ladesti. Bir “Toptaş” romanından kopup gelen kaya, kapıma dayanmış bağırıyor: “Karrrrrr, neden yağar karrrrrr!” Öyle kalın bir kış diledim, silip süpürmeli dedim. Bir tek deliler ayakta kalmalı. Gerisini alıp götüren bir kışa bileyledim hayallerimi. Böylece “tanrı parçacığı” aradım doğruların anahtar deliğinden.
Babam gibi pazarlık etmeyi beceremem. Aklıma yatıramam insanların bitmeyecek cümleler kurmasını… Çivilenmeye hazır bir valiz durur aklımın köşesinde. Bunun ilgisi yok imanla, ölümle… Giysi biçilmemiş tanrılar denemeyi sevmiş insanoğlu. Oysa ben hayat biçilmemişliğimizi olumlamak isterdim ölüme.
Koskoca Azrail! Neyi öldürecek kapı kapı dolaşıp. Mahcup olmayacak mısınız içi boş kuyularınızdan deli çekerken?
Gecikmiş senaryolarınızı temize çekin.
Yorumlar (0)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
