
SİZ KİŞİSEL GELİŞİRKEN BEN DÖNÜYORDUM
– bir nevi kötülük manifestosu –
Aklın yolu bir tabi ama sanki birazcık şeylik de var gibi.
Daha açık olmak gerekirse; genele baktığımda aklıselim insanların isteklerinin dünyanın her yerinde benzeştiğini görüyorum.
Diğerleri için de eşitlik, herkes için adalet, gelir dağılımındaki dengesizliğin giderilmesi, herkes için aş, herkes için iş, kimsenin kimseye tercihlerinden, seçemedikleri yüzünden karışmadığı, devlet mekanizmalarının düzgün işlediği bir coğrafyada insanca, güvende ve huzurlu yaşamak.
Basit ve olması gereken… Benim isteklerim de buna yakın.
Aklıselim insanlar olarak hesaba katmadığımız bir şey var; nüfus oranları. Akla, bilime, eşitliğe zerre önem vermeyen insanların sayısı aklıselimden daha fazla.
Ve onların istediği şey itaat etmek. Kula kulluk edene yazıklar olsun deyip, kula kulluk ederek örnek bir sıvılık sergilemek. Ona istediğinin bu olduğu öğretilmiş, buna inanmış, buna sığınmış. Onun verdiği rızıkla hayatını geçiştiriyor. Bizim dediğimizi yapsa daha çok kazanacak. Daha mutlu olacak. (İşte tam ayrıldığımız nokta burası. Onu o bizi biz yapan çizgiye burada tosluyoruz.)
Şu meşhur, köylüleri öldürmek isteyen şairin şiirindeki gibi cahillerden nefret ediyorum konusunu uzun uzun anlatıp can sıkmak istemiyorum.
O şairin aksine ben çözüm insanıyım.
Çözüm için bir sistem bile geliştirdim. Adı:
Palyaço’nun sorunsuzluk ilkeleri
İlk yapılması gereken sorunun tespitidir. Sonra aşağıdaki seçeneklerden birini kullanarak sorununuzdan tamamen kurtulabilirsiniz.
Birinci İlke: Bir sorun çözülebiliyorsa sorun değildir.
İkinci İlke: Ve eğer çözülemeyen bir sorun varsa da üzerini kapatıp yola devam etmenin insan denen tanrı rüyasının kendi sonuna ilerleyişi adına en doğrusu olduğunu düşünüyorum.
Üçüncü İlke: Ölümcül hastalık, çaresiz illet filan diye diretenler olursa diye kader kavramının güzelliğini anlatan bir sürü kitap olduğunu hatırlatırım. Başa gelen çekilir.
Dördüncü Murat: “Bu sizin sorununuz” diyerek tarihte birçok sorununu geçiştirmiştir. Siz de öyle yapabilirsiniz.
Konunun özü: Eğer sorun etmezseniz, sorun değildir.
Şimdi hal böyle iken; yani sayılar aleyhimizde göründüğü halde, sonuçlar her seferinde aynı iken hala neden eşitlik filan diye yırtındığımız bahsine geri dönersek, bu bana pek akıllıca gelmiyor.
Kurallara göre oynayarak hata ediyoruz. Rakip bizden sayı olarak üstün, ahlaksız, çakal. Ve bizim gibi kendini iyi, aklıselim diye niteleyen insanların huzur içinde, eşit ve adil yaşaması için tasarlanmış demokrasi perdesinin ardında sığınıp hayatlarımıza sıçmalarına resmen izin veriyoruz. Onları demokrasi ile koruyup çoğalmalarına sebep oluyoruz. Aynı bir petri kabındaki bakteriler gibi çoğaldılar ve dünyayı ele geçirdiler.
/24611 diye tarihlenen bu yazı insanlığın geleceği adına bir dönüm noktası olsun.
Ey bizden sonra yaşayacak aklıselim, iyi insanlar!
Size başarısız bir simülasyondan sesleniyorum.
Varlık kusursuz ortamına yerleştirildiğinde evrimi durur. İyilik kendine dönüp duran bir girdaptır. İyinin içindeki kötüyü ortaya çıkartmalısınız.
Sizin de başarabileceğinizden emin değilim ama size bilimin ışığında bir diktatörlük kurmanızı öneriyorum.
IQ testi ile belli bir zeka seviyesinin altındaki insanlara özel insan muamelesi yapmalısınız. Bunu onlara “size özel insan statüsü veriyoruz.” diyerek kolaylıkla kabul ettirebilirsiniz. Seçme ve seçilme hakkından faydalanmalarını engellemelisiniz. Basit ve o muhteşem kafalarını yormayacakları işlerde çalıştırılıp, günde üç öğün komplo teorisiyle beslenecekleri geniş mera alanları açmalısınız. Böylelikle bugünkünden daha verimli bir sürüye sahip olabilirsiniz.
İnsanlar zahirde aynı görünse de içlerinde iki ayrı tür barındırır. Siz ve onlar.
Ve onların evrim ağacında bir yaprak olarak kalmalarını sağlamak sizin elinizde. Aynı geçmişte neanderthal insanına yaptığımız gibi…
Muhtaç olduğunuz şiddet yaradılışınızdaki asil kodda mevcuttur…
Yorumlar (0)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
