
Varlığı, gözlerinde havai fişekler ateşlemediğinde,
Bedeni yanıbaşında ama ruhu seninkine değmediğinde,
Avuçları avuçlarında terlediğinde,
Hiç durma, git!
Sana artık sarılmıyorsa,
Habersiz işler çeviriyorsa,
Kavga etmekten çekinmiyorsa,
Vakit kaybetmeden git!
Câziben artık kıyasa tâbi ise,
İltifatlar toplama kampına gönderilmiş ise,
Davranışlarına sorgu hâkimi ise,
Tez elden git!
Fedâkarlık bir külfet olduğunda,
Sevişmeler görev olduğunda,
Planlar sana açılmadığında,
Arkana bakma, git!
O gitmeden, vurgun yemiş dip balıklarına dönmeden git.
Önce sen git ki, kederin kısa olsun.
Önce sen git ki, “neden” sorusu ona kalsın.
Önce sen git ki, gitmeyi öğren.
Bilirsin ki, gidenler hep haklıdır.
Ve hayat, bir o kadar acımasızdır!
Yorumlar (2)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
Gökhan ulusoy3 Temmuz 2026 · 08:58Semih bey çok beğendim.
Semih Yaman3 Temmuz 2026 · 16:48çok teşekkür ederim, mutlu ettiniz:)
