
annemin ördüğü sarı yelek
üzerinde kareleri olan
ara sıra fısıldar bana
hey…
hava boşluğunda
sevgiyi mıknatıslayabilir misin
yoksa kireç mi tuttu o gönlün
bu sarı yelekler böyledir
hep geveze
ne söylediğini bilmeden
garip sarılıklar saçar ortaya
şiire de kaldırır adamı şehrin ortasında
fütursuzca fısıldar ensenden
onun için
yolda düzgün yürüyemezsin
sayamazsın kaldırım taşlarını
mesela hunharca salıncakta sallanamazsın
anne elinden midir
yoksa ipinden midir bilinmez
anlayacağınız
sarı işte
dolabın kapağı açıldığında
en sessiz raftan
hala fısıldar
hey…
Yorumlar (5)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
Tuba Tanrıverdi5 Ağustos 2026 · 09:09Küçük anların, anıların fotoğrafını çeker gibi şiirleriniz; sıcak, samimi.. sevdim, tebrik ederim 👏👏
@zagalar5 Ağustos 2026 · 14:48teşekkür ederim.
Yavuz Evliyaoğlu6 Ağustos 2026 · 08:44Çok keyifli bir şiir. Herkesin geveze bir sarı yelek'i vardır mutlaka. Eline sağlık. Finali şiirin ağırlığına hafif gelmiş. Girişte zaten "ara ara" fısıldadığını söyleyinec, finalde "hala" fısıldıyor olması anlam kazanmıyor.
@zagalar6 Ağustos 2026 · 09:44aslında şiirler açıklama istememeli. dediğiniz gibi belki de son bölüm havada kalıyor. aslında salıncak dizesi dahil olmak üzere çocuğun yelekle olan anılarını yazmaya çalıştım. daha sonra çocuk büyüdü anne evine geldi aklına sarı yelek düştü ve dolabı açtığında zihninde saklı kapı da açıldı. çocukluğuna geri dönerek yeleğin hala onunla konuştuğu gördü ve sihrin anneden mi ipten mi olduğunu sorguladı. böyle bir şey anlatmaya çalışmıştım. becermemiş olabilirim, eleştiriniz için teşekkür ederim.
Yavuz Evliyaoğlu7 Ağustos 2026 · 07:13şiir anlaşılmıyor demedim, açıklama da istemedim :) zaten ara ara fısıldadığını söylediğin sarı yelek'in hala fısıldadığını söylemek final için basit kalmış, onu ifade etmek istedim.
