Çengel Fanzin 6 yayında!Fanzin bölümünden okuyabilirsiniz.
SANAT

"iyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar".

@zagalar
@zagalar
·7 Eylül 2026 · 18:593 gün önce715 yanıt
“iyi sanatçılar kopyalar, büyük sanatçılar çalar.” bu söz çoğu zaman pablo picasso’ya atfedilse de, tarih bize bu cümlenin farklı sanatçılar üzerinden de tartışıldığını gösterir. fakat konumuz bu sözün gerçekten kime ait olduğu değil. asıl sorumuz şu: bu söz doğru mudur? daha açık konuşmak gerekirse büyük sanatçılar gerçekten birer süper hırsız mıdır? çünkü sanat tarihine biraz yakından bakarsak, hiçbir sanatçının tamamen boşluktan doğmadığını görürüz. birileri bir şeyler söyler, birileri başka birinin fikrini alır, dönüştürür, parçalarına ayırır ve yeniden bir araya getirir. peki bunun adı hırsızlık mıdır? yoksa sanat dediğimiz şey zaten başından beri biraz çalmak, biraz dönüştürmek ve sonunda çaldığını kendine ait bir şeye çevirmek midir?

Yanıtlar (5)

  • Sylvan Clownson
    Sylvan Clownson8 Eylül 2026 · 13:33

    "... değil mi ki, esin gebermedikçe bana rahat yoktur."

  • Ersoy Kanay
    Ersoy Kanay8 Eylül 2026 · 19:15

    senaryo kitaplarında şöyle bir iddia var senaryoyu sanat sayarsanız. yüzde on esin yüzde doksan emek. bunu tüm tarih boyu düşünürsek her sanatçı kendisinden öncekilere bir şey ekleyen diyebilitiz.

  • Yavuz Evliyaoğlu
    Yavuz Evliyaoğlu11 Eylül 2026 · 07:36

    katılmıyorum ben. sanatçı sanatını icra ederken eşsiz olmalı. eşsiz olmalı ki ona sanatçı diyebilelim. diğer türlü ona ancak icracı diyebiliriz. sanatçı eser verirken esinlenebilir. doğadan esinlendi diye tanrıdan çalmış sayılmaz sanatçı :)

  • Cem Birgi
    Cem Birgi14 Eylül 2026 · 12:36

    iyi sanatçıların kopyaladığı doğrudur. ama büyük sanatçılar nadir olduğundan eserleri de nadirdir. michelengelo'nun david veya musa heykelini birinden çaldığını bir düşünün. düşünemezsiniz.

  • Lalija Zeox
    Lalija Zeox18 Eylül 2026 · 20:28(düzenlendi)

    haset etmek yerine gıpta etmek ve ilham almak gibi taptaze seçenekler mevcut. veriler ilham makamından yağarken onları işleyebilme yetisi bir tür sanat eseri meydana getirmek. sosyal varlıklar olduğumuz ve bir neviî gezegensel komün olarak yaşam sürdüğümüz için bi’ ötekinden haberdar oluyoruz ve bazı eserler çok çarpıcı, inanılmaz etkileyici. bizse olağan seyrimizde dahi taklit kullanıyoruz, geri kalanlarla uyumlanıyoruz, ortama ayak uydurmak için herkes n’apıyorsa, ne norm’al kabul ediliyorsa onu yapıyoruz. kaldı ki, üslubuna bir başka birilerinin yaratıcılık esansı da bulaşabiliyor!. bi’ silkelenip, toparlanmak elzem. biraz ciddiyet, olabildiğince farkındalık. büyük resmi görebilmek!. ben misalen bazı yazarların üslubunu taklit edebiliyorum ama yapmamayı tercih ediyorum, bu şey yani; “sanatla iştigal etmeye cüret etmiş kimselerden olmak” hadisesi zannettiğimizden daha büyük bir şey. deneyimserken hakkıyla anlaşılmıyor. biraz zamanla demlenmesi ve doğru gözlemciler tarafından tadılması gerekiyor anlaşılmazlığının, kaotik nizamının ve derin dehlizsel alt metinlerinin kavranabilmesi için. ilahi bi’ ahenkle hizalanmak. hatta senfoniye şahit olmak gibi. lakin günün sonunda ender tılsıma sahip bir sanatçı olmak, başka bir şeydir ve her meyl eden tarafından o mertebeye ulaşılamaz!. varoluş piyangosunu kazanmış kimi seçilmişler ancak, o şerbeti tadacaktır.

Yanıt yazmak için giriş yapmalısın.