şiiri nasıl yazıyorsunuz?
Yanıtlar (13)
Cem Birgi7 Haziran 2026 · 21:03genellikle ilhamı bekleyerek yazmıyorum. şiir yazmakla uğraşmak istiyorum ve o maksatla pc'nin başına geçiyorum. şiiri yazdıktan sonra en sevdiğim şey ise onu seslendirmek oluyor. uygun müzik ve video bulup sesle birleştirmek aklımı boşaltmama yardım ediyor.
Tuba Tanrıverdi9 Haziran 2026 · 12:32ben genelde geceleri yazıyorum, herkes uykudayken, sessizlikte. bir konu ya da duygu hakkında şiir yazmaya bazen oturup düşünüp kendim karar veriyorum bazen o konu ya da duygu kendi kendine içime düşüyor. sonra kafamda dönüp durmaya başlıyor, cümleler, imgeler..vs. onları dağınık şekilde notlar halinde sayfa üzerine yazıyorum rastgele. araştırmam gereken bir şeyler varsa araştırıp notlar alıyorum. o kağıdı bir şeyler yazmak için her önüme alışımda notlarım sanki yer değiştirip birbirlerine bağlanıyor gibi sıraya giriyor kafamda, bazen değişiyor, bazen siliniyor, öyle öyle bir hale yola girince, bilgisayara geçirip yeniden alıcı gözle bir inceliyorum. bazen tüm bunlar bir iki günde oluyor, bazen haftalar sürüyor, bazen de hiç olmuyor :)
Ebru METE K.9 Haziran 2026 · 18:05yazmazsam beynim patlayacak diye korkumdan yazıyorum. tek çırpıda. eskiden kağıt kalemle gece kalkıp yazardım. artık direk samsung notes a yazıyorum. bitirince bir ferahlama geliyor. okuyorum bir kere. çok ufak düzeltmeler oluyor elbet o da ifade hızından kaynaklanıyor sanırım. ama evet her zaman tek çırpıda yazıyorum.

anlık bir duygu patlamasıyla yazıyorum. yazdıktan sonra bir düğümü çözmüşçesine rahatlıyorum. öncesinde bir şeyler birikiyor elbette; kelimeler, fikirler, duygular...
Sylvan Clownson10 Haziran 2026 · 09:27genelde olay üzre ve yürürken yazarım. eve gelip temize çekerim. seversem uğraşırım. sevmezsem silerim. uğraşmam. ham şiir sevmem.

evet herkes yazmayı denemeli ama herkes yazdığı şeye (ki son dönemde bu güruh yeterince kalabalık oluşturmaya başladı) şiir yazıyorum diye ortada gezmemeli. şu zamanda deneyenlere bakıyorum daha çok nesir cümlelerini şiire kaydırabildiği kadar kaydırmış olarak çıkıyor karşımıza, bir şey yazmış şiir gibi görünüyor ama şiirle alakası yok. okurken haz vermeyen heyecan uyandırmayan sade sığ dağınık duyguları anlatmaya çalışan bir şey oluyor; facebook, instagram vs. paylaşmalık efkar dolu şeyler. benim tavsiyem yazın yazmayın demiyorum ama daha çok okuyun, olur. bu işe kendini vereceksen okumalısın dostum. kasıklarımdan çıkardım bir şiir okuyun, çatlaklarımdan akıyor bir şiir oldu okuyun... hayır öyle bir şey değil aklınızdan çık.... neyse.
Yavuz Evliyaoğlu15 Haziran 2026 · 11:47ya zar: evet herkes yazmayı denemeli ama herkes yazdığı şeye (ki son dönemde bu güruh yeterince kalabalık oluşturmaya başladı) şiir yazıyorum diye ortada gezmemeli. şu zamanda deneyenlere bakıyorum daha çok nesir cümlelerini şiire kaydırabildiği kadar kaydırmış olarak çıkıyor karşımıza, bir şey yazmış şiir gibi görünüyor ama şiirle alakası yok. okurken haz vermeyen heyecan uyandırmayan sade sığ dağınık duyguları anlatmaya çalışan bir şey oluyor; facebook, instagram vs. paylaşmalık efkar dolu şeyler. benim tavsiyem yazın yazmayın demiyorum ama daha çok okuyun, olur. bu işe kendini vereceksen okumalısın dostum. kasıklarımdan çıkardım bir şiir okuyun, çatlaklarımdan akıyor bir şiir oldu okuyun... hayır öyle bir şey değil aklınızdan çık.... neyse.
şiirin ne olduğuna dair herkesin bir fikri var bence o da vahim. yazan yazdığına şiir diyorsa; o şiirdir. şiirden anlamakla şiir hakkında yorum yapmak ayrı iki olay. iyi şiir, kötü şiir gibi şiirleri sınıflayamazsın. birinin yazdığa şiire, şiir değil, diyemezsin. dersin ama itibar edilecek bir cümle olmaz. bir şiir güçlü olabilir, duygusal olabilir, epik olabilir, öğretici olabilir, zayıf da olabilir. şiir ortaya çıktıktan sonra kendini var eder. başkasının ona isim atfetmesine ihtiyaç duymaz.
Semih Yaman2 Temmuz 2026 · 14:42aynı senin gibi yavuz hocam. bana önce ilham gelir, notlar alırım sonra üzerinde çalışırım.
Remziye Akça28 Ağustos 2026 · 13:54kısa kısa isimli bir klasörüm var. aklıma gelen şeyleri düz yazı ya da şiir şeklinde yazıyorum. sonra bunların artık birleşme vakti geldi deyip masa başına oturunca ortaya bir şeyler çıkıyor :)
Ersoy Kanay2 Eylül 2026 · 12:41ya zar: evet herkes yazmayı denemeli ama herkes yazdığı şeye (ki son dönemde bu güruh yeterince kalabalık oluşturmaya başladı) şiir yazıyorum diye ortada gezmemeli. şu zamanda deneyenlere bakıyorum daha çok nesir cümlelerini şiire kaydırabildiği kadar kaydırmış olarak çıkıyor karşımıza, bir şey yazmış şiir gibi görünüyor ama şiirle alakası yok. okurken haz vermeyen heyecan uyandırmayan sade sığ dağınık duyguları anlatmaya çalışan bir şey oluyor; facebook, instagram vs. paylaşmalık efkar dolu şeyler. benim tavsiyem yazın yazmayın demiyorum ama daha çok okuyun, olur. bu işe kendini vereceksen okumalısın dostum. kasıklarımdan çıkardım bir şiir okuyun, çatlaklarımdan akıyor bir şiir oldu okuyun... hayır öyle bir şey değil aklınızdan çık.... neyse.
ben şiir kılığına girmeye çalışan düzyazılar yazıyorum. düzyazı yazarken de istemeden şiire teğet geçiyorum. şair ya da yazar değilim. bi şeyler yazmak eğlendiriyor beni. bazen paylaşıyorum bazı yerlerde. amacım acaba anlatmaya çalıştığım şeyleri anlatabilmiş miyim diye. çünkü kendi yazdıklarımı değerlendiremiyorum. bana çok anlaşılır gibi görünen şeyleri insanlar anlayamıyor (ben anlatamamışım) bazen de burasını kimse anlayamaz diyorum fazla açıklama yapmışsın okuyanı aptal mı sanıyorsun deniliyor. anlatma göster var ya senaryo yazımında onu hiç anlamıyorum🤪
Lalija Zeox3 Eylül 2026 · 17:57o kadar değişiyor ki, bin biçem ve binbir suret. öyle dalgın bi’ farkındasızlıkla, ilham makamından yağan verileri sıraladığım da oluyor. daha jelatini açılmamış, yepyeni sözcüklerden cümleler kurarken, daha dinamik bir ahenk de vukuû bulabiliyor. bazen ilk halinin tek bir virgülüne dahi dokunmuyorum. bazense bir virgül davasına senelerce takılıp kalabiliyorum. sıcağı sıcağına anlaşılmıyor kimi şiirler de, az demlenip yineleyeceksin akabinde sonra okumanı. bazen de mükerrer tekrar elzem. nüansları, oyunları ve atıfları yakalayabilmek için.
Said Ortagedik3 Eylül 2026 · 20:26şiir kendiliğinden geldiği gibi aynı zamanda da bir alışkanlığın tezahürü bana göre. ilham perisine oldum olası inanmam. zaman zaman beynin daha aktif olduğuna ve duyguların baskın olduğuna inancım var. ama yazmak pratik isteyen bir tecrübe. ben önce temayı belirliyorum. amacım ne, ne anlatmaya çalışıyorum. daha sonra mısralar mısralara ekleniyor ve şiir vücut buluyor.

dur bir şiir yazayim diyerek şiir yazmam ve hiç yazmadım. ılhama da pek güvenmem. benim şiir yazmamdaki tek motivasyon çağrışım. mesela son fanzinde yayımlanan şiirimin hikayesi şöyle. köyde gezerken eşini yeni kaybetmiş, çocukları ile küsmüş yaşlı, bastonla yürüyen adamin meyve bahçesini gezerken dinlediğim hikayesi. bana çok dokundu ve bende yarattığı çagrışimlar üzerine fanzinin konusunun yaşam olduğunu bilmeden yaşamak şiirini yazdım. bir filmdeki replik. bir sohbetteki bir an. bir fotoğraf. bir rüya vs vs. beni harekete geçiren cağrışımlar. yazmak için de her hangi bir zamani beklemem. o an beni içine aliverir. nerede olursam olayım. açarim telefonda not defterini. ılk önce rastgele içinde olduğum duyguları cümlelere kelimelere dökerim. ana duyguyu belirlerim. sonra bir iki gün aklima geldikçe kelimeler yazarım. sonra metnin üzerinde en az 4.5 gün çalışırim... fazla uzatmam. en fazla 6 gün. diğer türlü o duygudan uzaklaşiyorsunuz.
Yanıt yazmak için giriş yapmalısın.
