FELSEFE

ölüm korkusu insanın planladığı kişi olamama korkusu mudur?

Engin Kahraman
Engin Kahraman
·5 Ekim 2026 · 13:262 dakika önce132 yanıt
lizbon'a gece treni romanında şöyle bir bölum var. "bir insanın yaşadığı hayattan memnun olmasını sağlamak için kendi belirlediği sahip olunması gereken başarılar ve deneyimler fikri eninde sonunda bir özsaygı meselesi midir? eğer durum buysa ölüm korkusu insanın planladığı kişi olamama korkusu olarak tanımlanabilir. bunun bu noksansızlığın asla ulaşılamayacağı kesinleşirse eğer, birden bire artık tüm yaşamın bir parçası olmayan zamanı nasıl yaşayacağımızı bilemez hale geliriz..." düşundüm.. ölüm denince aklıma ilk yapamadıklarım ve yaşayamayı planladığım şeyler geliyor. eyvah diyorum planladığım insan olamadan gideceğim. bu korkutucu. bu noktada metinde büyük bir doğruluk payı var. fakat bunun sınırı nedir? kestirmek zor. çünkü insan sürekli kendine hedefler koyan yeni arzular peşinde koşan bir varlık. sizce ölüm korkusu insanın planladığı kişi olamama korkusu olarak tanımlanabilir mi?

Yanıtlar (2)

  • @zagalar
    @zagalar5 Ekim 2026 · 14:02

    belki de insan ölümü düşündüğünde daha yapacaklarım var der. bundan kıyasla romandaki söz doğru bir tanıma yaklaşıyor olabilir. ama ölüm bence sonun ta kendisi bitme meselesi; artık nefes alman bitecek, gülemeyeceksin, konuşamayacaksın, hayal edemeyeceksin, üzülemeyeceksin ve en nihayetinden pilin bittiğinde sende herkes gibi yıldız tozu olup parçalarına ayrılacaksın belki hatıralarda biraz daha yaşayacaksın seni hatırlayan son kişi öldüğünde sende kaybolacaksın. bence asıl korku kaybolmak.

  • Engin Kahraman
    Engin Kahraman5 Ekim 2026 · 14:27(düzenlendi)
    @zagalar: belki de insan ölümü düşündüğünde daha yapacaklarım var der. bundan kıyasla romandaki söz doğru bir tanıma yaklaşıyor olabilir. ama ölüm bence sonun ta kendisi bitme meselesi; artık nefes alman bitecek, gülemeyeceksin, konuşamayacaksın, hayal edemeyeceksin, üzülemeyeceksin ve en nihayetinden pilin bittiğinde sende herkes gibi yıldız tozu olup parçalarına ayrılacaksın belki hatıralarda biraz daha yaşayacaksın seni hatırlayan son kişi öldüğünde sende kaybolacaksın. bence asıl korku kaybolmak.

    mesela sosyal bir ortamdasın. bir kız gördün. mesafeli bir arkadaş grubuyla beraber. görür gormez etkilendin deli oldun. tavrı konuşması güzelliği vs. içinden keşke dedin. keşke... ve eline tanişma fırsatı geçti sen geç davrandin ve o fırsatı kaçırdın. şimdi kiz gitti diye mi üzülürüz yoksa o tanişma fırsatini nasil kaçırdim diye mi kendimize kızarız. evet kiz gitti kayboldu artık yok. bu bir gerçek. ama biz de derin iz bırakan şey kızın olmaması değil cesaretsiliğimiz, fırsatı nasıl kaçırdım kızginlığı olmaz mı. ölünce yok olmak veya başka bir yaşam formuna şekline evrilmek. bir belirsizlik. bunun zaten bilincindeyiz. korktuğunuz şey var olmamak mı. ölümün kendisi mi ? yoksa elimize bir kez geçmiş olan dünya yaşamini istediğimiz ve planladığımız şekilde yaşayamamış olmak mı?

Yanıt yazmak için giriş yapmalısın.