EDEBIYAT
roman karakterlerini konuşturmaca
farklı romanlardaki karakterleri kafamızın içinde sohbet ettirme. en sevdiğim oyun. en basitinden başlıyorum. siz de katlırsanız devam ederiz. raskolnikov'la martin eden'i kafamda konuştururken bi büyük içmişliğim var.
arturo bandini portakalların prensi ile gregor samsa muhabbet etsin.
bandini: sen burada keyfine bakarken ben o çarıklı meksikalı köylüyü düşünüp çıldırıyorum samsa. camila denilen o pis yosma altı üstü uyduruk bir garson. bi köylü parçası. benim gibi büyük bir yazara layık mı? asla!
samsa: tıssss...
bandini: seni o kadar iyi anlıyorum ki. nefret etmiyorsun geberiyorsun onun için, diyorsun değil mi? haklısın dostum... tanrım, o yalın ayaklı meleğe tapıyorum o siyah gözleri beni yakıp kavuruyor. ot kafalı.
samsa: cııırrr... tıs...
bandini: kesinlikle. biz sıradan insanların anlayamayacağı o en yüce acizliğe ulaştık samsa. onlar fani dertleriyle boğuşurken biz sefaletin ve aşkın en saf en üst mertebesindeyiz. ikimiz de kendi trajedimizin krallarıyız. bu dünya bizi hak etmiyor.
samsa: tıs... cır...
bandini: biliyorum dostum... bence de o da aşkından ölüyor. tom senin ben gelmişini geçmişini sikeyim.
samsa: tıss...
Yanıtlar (0)
Henüz yanıt yok — ilk yanıtı sen yaz.
Yanıt yazmak için giriş yapmalısın.
