
Dediler ki bana şiir değil bu.
Dedim ki yazıyorum.
değilse değil.
Edebe sığmaz ama tek referansım bu.
Zeytin ve limon ağaçları, sarmaşık güller
Koklayarak imha ettiğim manolyalar,
Verandada kartpostal izlediğim
Ve değerini bilmediğim o huzur günler.
Zorlayınca bulduğum o üç beş mutlu
Ta başında edebiyatınıza sığmıyacaksa
kim okuyacak sonunu?
Hayat bir dikiş iğnesi madem
Kader ucunda iplik
Yerleşmiş deliğinden incecik
Batıp çıkacak zamana, açmadığın delikten.
Ne işleyeceğin senin eserin,
Ama rengini
öldür Allah değiştiremeyeceksin
Gözlerini açıp kapattığın her saniye
İster ekle desen desen ister bekle
Var öyle hayatlar da
Kibrinize inat
dekorasyon niyetine.
Bazen durmak gerekir
ve
her hayat seyir tepesi değil
kiminin rengi koyu böyle.
"İyiyim demek adetten
Beyazın içinde bir damla siyah
Aşkın içinde bir zerre nefret
Mutluluğun içinde bir parça hüsran
Kendi kendini büyütmeye yeter
Ne beyaz kalır ne aşk ne mutluluk
Her inişin sonu yokuş
Her yerin tozu yokoluş
Her ışık bulanır ölüme.
Peki iyi mi her insan gerçekten
En iyimiz bile
An gelir gölge eder kendisine
Bilmeden."
Dediler ki bana hayat değil bu.
Değil elbette.
İstridye kokladım ben yanılıp
Nefes borumdaydı
bir ömür boyu...
Alamadığım her nefeste solan,
hayat değil,
narsist bir oyunun kahpe sonu.
Yorumlar (2)
Yorum yazmak için giriş yapmalısın.
Gökhan ulusoy5 Ağustos 2026 · 13:13Ebru hocam harikasınız.Büyük alkış.

"İyiyim demek adetten Beyazın içinde bir damla siyah Aşkın içinde bir zerre nefret Mutluluğun içinde bir parça hüsran Kendi kendini büyütmeye yeter Ne beyaz kalır ne aşk ne mutluluk Her inişin sonu yokuş Her yerin tozu yokoluş Her ışık bulanır ölüme." Bu kısım çok vurucu ve harikaydı. Genel olarak baktığımda pek de eleştirilecek yer yok. Tebrik ederim.
